Header Ads

ad

Tahattur


Bademli Köyü' nün yerlilerinden Levent ÖNCEL tarafından yazılan ve Bademli' de yaşayıp bu dünyadan göç edenlerin anlatıldığı beyitlerden oluşan bu güzel şiiri Bademlilerle paylaşmaktan onur duyuyoruz. Her satırını severek okumanız dileğimizle... 

TAHATTUR (Hatırlama)

Bent yokmuş derenin etrafında, 1955 yılında köyü sel almış
Sellerli’nin Hakkı Dayı ilk eşini selde kaybettikten sonra Rahmetli Hayriye Abla’yı almış.

Çerkez Fahri, Nuri dayı, Atay çok içerdi,
Kafkaslı'nın Ahmet tek koluyla 3 dönüm yer biçerdi.

O günlerde tütüncülük vardı, insanların anası ağlardı.
Rahmetli Hamit Dost balıkları yemesin diye Yunusların ağzını bağlardı.

Atay Abi,  Nuri Dayım çok dinamit atardı.
Çolak Muhittin ile Mehmet Dayının Ejdat balık görmek için Yahudi Kalesinde erketeye yatardı.

Kemal Abi at arabasıyla sebze satardı,
Yan gözle de turistlere bakardı.

Bedevi Arif, Levrek Ahmet, Fuat Abi balıkçıydı.
Rahmetli Kadir Dayı da bir numaralı çıkıkçıydı.

Çok para kazandı ilhan Ölmez.
O günler bir daha geri gelmez.

Çakır Muharrem, Çakır Hüseyin, Çakır Mustafa.
Fehmi'nin ölümüne dayanamadı Nadide abla.

O günlerde köyümüzde elektrik bile yoktu,
İnanın gülen insan bugünkünden çoktu.

Dikili'ye yol yoktu, öğrenciler çok çekti çile zahmet,
Köye ilk otobüsü getirdi Tarzan Mehmet.

Köyümüze çok sığırcık ve tahtalı gelirdi, her evde bulunurdu tüfek,
Çok özel insandı Rahmetli taksici Adnan İpek.

Köyümün insanı çok dosttur, çok can,
O da zamansız gitti İsmet ÖZCAN.

Yerliler oynayacak, muhacirler oynayacak diye her düğünde çıkardı kavga;
Kırılmadık cam kalmazdı etrafta, küslük sürmezdi bir hafta.

Herkes sevmez doğruyu yazanı, Ahmet Şükrü'den duyulurmuş Kamil Hocanın ezanı.

Rıfat Dayı dedesakalıyla sıyırtı yapardı,
Fevzi Çavuş küfeyle balık tutardı.

Gavur Ali etle balığı aynı anda yutardı.
Caniko, Refik Abi, Mehmet Düzgün muhtardı.
Talat Abinin de hoştayn inekleri vardı.

Hanife Nine, Yakup Dayı, İdris Dayı, Ferhat Mehmet Ali, Tülek Osman alanların gülü.
Zihniye Ablaya yıldırım çarptı bir yaz günü.

Deli oğlanın Hüseyin'in Atatürk gibiydi kaşları;
Hamdi Dayı duvar yaparken ip gibi dizerdi taşları,
Pembe diye diye yıllarca dinmedi Taylan Ahmet'in gözyaşları.

Doktor Ali, Kazım Ağbi iğne yapardı.
Ramazan Abinin görmezdi gözleri, herkesi sesinden tanırdı.

Veli Dayı şamtatlı yapardı, Haydar Dayı peksimet,
Konserve kutusundan su tası yapardı, köyün lehimcisi topal İsmet.

Basri Dayı herkese lakap takardı,
Ragıp Dede yaralara çakmak çakardı.
Obur Mehmet de paraketeyle sinarit tutardı.


Aşı yapmakta bir numaraydı hacı velinin Emin,
Köyün en fentli insanıydı rahmetli Kutimin Mümin.

Ertuğrul Abi kalbini Almanya'da yordu,
Sarı nine yarı doktordu.

Yaza yaza kalmadı kollarımda derman,
Hiç evlenmedi Nigar Ablanın Neriman.

Bademlinin insanları çok yaman,
Eşek üzerinde türkü söylerdi rahmetli Hilmi Duman.

Hüsnü Dayı bamya ekerdi,
Pakize Abla evde onu beklerdi.

Sıtkı Hoca macun yapardı.
Tevfik Kaptan sahlep,
Fıstıkçı Şaban fıstık,
Sükse Ömer yağ satardı.

Refik Şen, Mahmut Şen çok mütevazı yaşadı.
Kader Hilmi Şen'i onlardan önce öbür tarafa taşıdı.


Köyde iki sinema dört kasap vardı;
Ne yazık köydeki arabalar Agora Hüseyin için dardı.

O zamanlar herkes tütün eker,
Galle Hüseyin evlerin çatılarına erişte çekerdi.

Harman yerinde harman savrulur,
Bakır tepsilerde nohut kavrulurdu,
Deli Sami de her gördüğü güzel kıza vurulurdu.

Yılmaz Abi, Mabiye Abla; Emel Sayın gibiydi rahmetli Ayşe Abla.

Hulusiye Hanım, Adil Bey, Nail Bey, Kemal Bey köyün zenginleri,
Fabrikalarında işlenirdi köyün zeytinleri.

Uzun Emin'i görsen sanırdın muhafız alayı askeri,
Mezarcı Hüseyin'in kazdığı mezardan daha olmadı gelen geri.

Sabancı Dayının bahçesinden çalardık portakal,
Zamansız gidenlerden Muhterem Pişiren ve Zekeriya Hardal.

Sevmezdi hiç yalan söylemeyi,
Fenerin altında yunus vurmuş İsmail Dümbüllü'nün serpmeyi.

Kalem ve Garip Adasını sürmek için atlar yüzerek adalara geçerdi,
Ragıp dede sigarayı kav'la yakarak içerdi.

İki ada arasının renginin eşi benzeri yok yeryüzünde,
Bu listeye erken girenlerden rahmetli Kemal Dayı ve eşi Şahinde.

Nereden bakarsan görürsün ada tepeyi,
Düğünlere insanları çağırırdı unuttunuz mu Naşide Teteyi?

Yahudi Kalesinde altın aranırdı,
Rasim Abi artist gibi taranırdı.

Kazım Amcam yıllarca postahaneyi çalıştırdı,
Evlerin saçaklarından 1 metre buz sarkardı,
Kalem Adasına otelleri yapan rahmetli Yüksel Dartar'dı.

Değirmen tepenin değirmenini yel aldı zaman ile birlik,
Talat Abiye vermedi Rabbim dirlik.

Köye yeterdi çayın balığı,
Dikkatli olsaydı köyün insanı.

Eskiden 4-5 kişi vardı tütün basan,
O da erken gitti çoban İbrahim'in Hasan.

Daha çok var yazacağım, bekle.
Dedelerimiz Georgi'ye gidermiş kürekle.

Yeter balıkçıya iki kürek bir sal,
Yıllarca muhtarlık yaptı Recep Uysal.

Sazak'ta hayvanlar sulanırdı,
Fabrikalar çalıştı mı derenin suyu bulanırdı.

Her yerde çeşmeler, sebiller vardı sular tarlalara akardı.
Köyün çocukları sepet sepet kuş tutardı,
Üzeyir Hocam da çok güzel kuzu bakardı.

Kış gelince kapkara olurdu çayın rengi,
Onlar da bu köyde yaşadı Bekçi Ekrem Abi ile İsmail Bengi.

Koca Hüseyin kafamızda fırdöndü çevirirdi,
Agora Hüseyin omuz atsa deveyi devirirdi.

Sadık Kaptan yıllar sonra geldi köyüne,
Doyamadı köyünün güzelliğine.
Arap Ali yakasına kırmızı gül takardı,
Erda Enişte, yemi levreğin tam ağzına atardı.

Bakkal Kenan, Zeki Turgut, Mehmet Kazık, köyümün insanları…
Bitti sanmayın yazacağım daha kalanları.

Karakaş Hüseyin, Dobuçko Mürsel hep bu köyde yaşadı.
Köyümüzün girişteki köprüsü çok dardı.

Mustafa Abi ramazanda davul çalar, bayramda baklava toplardı.
Tolu Veli’nin de develeri vardı.

Gilman Nine, Safinaz Nine, Aniş Nine,Ali Osman Dayı,
Mevlüt Hala, Arif Rayı, Palaze Emine mahallemin insanları
Hanife abla ve Feriha abla da takip etti onları.

Efe İbrahim, Ayşe Teyze, Süleyman Dayı, Rukiye Nine
Öbür tarafta buluştular yine.

Guliş Mustafa, atlara eşeklere nal çakardı,
Çanakkalelli İrfan Yakar da bu köyde yaşadı,
Lüfer, palamut sarpa yakalardı.


Böyle yazmış Yaradan
Zeytin tarlasında Ölmüş Rahmi Karadan,
İnşaat ustasıydı Çoban İbrahim ile Kepekli Ayhan.

Köyümüzde eskiden tokat vardı,
Eşekler beygirler ceza alırdı.

Burunsuz Veli, Fevzi Çakmak, Fevzi Keskin bekçiydi.
Erkut Abi de çok iyi aşçıydı.

Çerkez Fikret’in eşek arabası vardı.
Hulusi Dayı, Ömer Abi, Sadrettin Dayı bakkaldı.

Şemsettin Dayı sabun yapardı
Köye bir yabancı geldi mi, illaki Şerafettin Dayı’ya akraba çıkardı.

Bu tahattür bitmeyecek bu gidişle
Fadime Hala’dan sonra öldü Mehmet Emin Enişte.

Reyhane Abla çok güzel kahkaha atardı
Deli Mustafa iki tuğla buldu mu kendine ev yapardı.


Saim Dayının gazoz makinesi vardı.
Önder Dayımı da çok zamansız yanına aldı.

Velittin Abi, Sacit Abi, Berber Ahmet, Mustafa Öztürk…
Bu dünya çok fani, Gazi Dayı, Aga Yusuf, Kiremitçi Mustafa hani?

Eskiden buğday hasat edilirdi demet demet,
Irıpla küfe küfe balık tutardı Kurudereli Mehmet.

Köyüne dönünce yeni dostluklar kuruyor insan,
Dostluğuna doyamadım güzel insan değerli abim Çakır Hasan.

Herkes bilir dedesiyle geçen boncuk muhabbetini,
Elektrik çarptı Demirci Mustafa’nın Hüseyin’i.

Her yiğidin gönlünde yatar bir aslan,
Filinta gibi giyinirdi Sadıç Babam Kartal Osman.

İnsanoğlu ölüm karşısında çok naçar,
O da zamansız gitti Mehmet Emin KAÇAR.

Ümit TÜRKELLİ, Mustafa TAYLAN gittiler sırayla,
Numan Abi, Şener Abi de sanki geç kalmış gibi girdi sıraya.
Allah geçinden versin bu tahattür devam edecek yine,
Çoğunun çocukluğunu bilirdi 104 yaşında öldü Zeynep Nine.

Fevzi Çavuşun minibüs 76 yılında denize uçtu öğrencileri köye getirirken,
Çakır Hüseyin'in Fehmi, öbür tarafa en genç gidenlerden.

Uzun zaman köyde yoktum unuttuklarım olacak farkındayım.
Dikili yolunda motor kazasında öldü Dursun Dayım.

Düşünürken bir ara kafam durdu.
Musa Dayının Hüseyin'i, rahmetli Beyazıt Abi kaza ile vurdu.

O günlerde tütünler dizilirdi demet demet,
Artist gibi çocuktu, çok genç öldü Havalı Mehmet.

Girmezdi insan içine, ben şahit olmadım gidişine, hatırlattı kardeşim Bülent,
Zamansız gidenlerdenmiş Ayrancının Mehmet.

Taksisine bindin mi gözün gönlün açılırdı.
Velittin Abinin Sedat da bu dünyadan erken ayrıldı.

Alanlara yol yoktu, gidilirdi sahilden.
Çok erken gitti rahmetli Mustafa Gönülden.
Aşı yapmakta bir numaraydı Hacı Veli'nin Emin.
Köyün en fentli insanıydı rahmetli Kıtımin Mümin.

Güzel insandı Barboros Hayrettin,
Acele edenlerden biri de Ethem'in Sebahattin.

Köyümüz çok ağaçlıktır, her taraf zeytin, badem, dut,
Ömrünün baharında incir ağacından düştü Şenol Abimin Umut.

Ne kadar çokmuş bu dünyadan kayan,
Amerika'da ölmüş Demirci Mustafa'nın Ayhan.

Bu dünya çok acımasız ve hain,
Daha taze bir fidandı Enver'in Hüseyin.

O zamanlar köyüm her yer arı, çiçek, oğuldu.
Tacettin Dayımın Ali Osman denizde boğuldu.

Onlar tahatturun en taze üç gonca gülü.
Nasıl unuturuz İlhan Karadağlı'ın Dilek'i, Sıdıka Halamın Gönül'le,  Sunar Dayımın Aytül'ünü.

Yıllarca çalıştı çocukları için, kalmadı dizlerinde derman,
Yüce Rabbimden geldi ferman, zamansız yaktı yüreğimizi Ruhi Dayının Leman.

O da Dikili de öldü güzel abim Ünlü TURHAN
O da çalıştı gece gündüz,
Çok acele etti gitmek için Fahrettin Gündüz.

Kimler zamansız gitti derken, baktım etrafa.
Aklıma geldi Arif Dayımın Mustafa.

O günlerde herkes ekerdi ayçiçeği, süpürgelik, susam,
O da genç öldü rahmetli Recep Aydınlı'nın Hasan.

Mezarını gördüm sanki şehit. Bu ne gurur ne şeref.
Motor kazasında gitmiş, Ummuhan Ablanın Eşref.

Bunları yazarken bozulduğunu hissettim dengemin.
Yeryüzünde eşi benzeri yoktu Nevin Yengemin.

Gençler zamansız ölüyor, herkes çok üzgün.
Tüm Bademli'nin yüreğini yaktı kardeşim Erkan Düzgün.

Bademli'de her yer deniz, her yer derya.
Allah’ım daha çok gençti Adalı Efe’ nin Süreyya.

Derler ki dünyada herkes eşit.
Neden o zaman zamansız gitti Atay Dayımın Raşit.

Bakkal Ömer, Andak İbo, Ayşe Abla gitti sırayla.
On dakikada yetişti onlara Çerkez Mustafa.

İnsanlar çocuklarına gözü gibi bakıyor,
Büyütmek için çekiyor çok çile zahmet,
Kimseye acımadı yaktı yüreğimizi Taylan Ahmet.

Köyün gençlerini tanımaya başlıyorum derken,
Kardeşim Emrah da gitti bu dünyadan çok erken.

O da Bademli’ de yaşadı sessiz sakin,
Çok zamansız gitti Erol KESKİN.

Üzeyir KUTLU, Mustafa GÜNER, Ali GÜLBAHAR
Doğan Hoca çoğumuzun hocası…

Uzun zamandır yaşamadı köyümüz böyle acı,
Aramızdan çok zamansız ayrıldı, güzel insan kardeşim Mahmut AVCI.

Çocuk iken beraber oynadığım arkadaşlarım,
Güzel insanlar, onlarda göçtü bu dünyadan,
Kardeşlerim Hüsnü ZAL, Mustafa Aksoy ile Lütfi Erdoğan.

İnsan hayatına ne acılar sığıyor, içimiz yanıyor, yüreğimiz kanıyor,
Şerefsizler yaptıkları yanına kar kalacak sanıyor.

Sen rahat uyu nurlar içinde aslanımız, yarım kaldı sağ yanımız
Daha 19 yaşında kör kurşuna hedef oldu ARDA' mız.

Ölenler yaşayanlardan çok yetişemiyoruz hızına
Gazi Dayım da doyamadı Poyrazına.

Duadan başka bir şey gelmez elimizden
O da zamansız gitti Mehmet GÖNÜLDEN.

Ben yıllarca bu köyde yaşadım
Allah ömür verirse daha yaşarım
Siz bilgi gönderin bana, unuttuklarımı da yazarım…

Yazan: Levent ÖNCEL
27.12.2017 Saat 17.50
Dikili-Bademli

Bademli Köyü -1929


Hiç yorum yok